Tutarsızlık

Konu başlığı göbek adım olmuş da farkında değilim.

Eskiden, tutarlılığımla nasıl da gurur duyardım. Bir konu üzerindeki sabitfikirlerim, sabitliklerini demirle perçinlerdi her zaman. Değişimlere, gelişimlere öylesine kapalıydım ki, öğrenmek bile dert olmaya başlamıştı.

Yani aslında muhafazakârlığımı, tutarlılık kisvesi altına sokmuş, uzaktan öyle izlemiştim uzun bir süre. Oysa ki değişmeme durumları, tutarlı bir biçimde içimi kemirirmiş. Tutarlıyım diye diye tuttuğumu bırakmamışım.

Tabii tutarlı olmayı da biraz açmak gerekir; mesela bir film, kitap ya da başka bir kültürel ürünle ilgili, üç yıl önce ne düşünmüşsem (ve tabii sonradan da unutmuşsam sarfettiğim cümleleri) sonradan da aynı şeyi düşünmek, hatta aynı cümleleri sarfetmek yeniden, zamanında yaptığım tutarlılık tanımının içini doldurur rahatlıkla. Ya da ne bileyim, birisini ilk görüşte sevmediysem, veyahut ona bayıldıysam, bu durumun böyle süregelmesi. Ben bunlara hep tutarlılık dedim, kendimce sevindim.

Oysa zaman her şeyi olduğu gibi bu düşüncemi de yavaş yavaş değiştirdi. Son birkaç yılda, özellikle eski düşüncelerime oranla büyük farklılıklar taşımaya başladım. Önce üzüldüm, dedim ben artık tutarsızlıkların insanı oldum galiba. Ama sonra düşününce, ki bu düşünce hareketini belki de bilinçaltım bu yeni durumu da haklı göstermek amacıyla yaptı, bilemiyorum; bundan iyi bir yön çıkardım. Tutarsızlıklar, kendi içinde çelişkileri, onlar da yeni ve güzel düşünceleri getiriyordu beraberinde. Yani eskiye göre tutarsız olduğum her durum, aslında bir nevi yenilenme ve aydınlanma haliydi.

E hal böyle olunca, artık, tutarsızlıklarımı sevmeye başladım. Çünkü son raddede başka da çarem yoktu. Yok yani. Ben artık tutarsız bir insanım. Zaman zaman abarttığım bile oluyor, bir dediğim bir dediğimi tutmayabiliyor.

Bu kadar lakırdıdan sonra da, sonuç kısmına şunu yerleştireyim ki, boşuna yazılmış ve okunmuş olmasın bunlar: Tutarsızlık kötü bir şey değildir, teknoloji gibi, kötü ellerde kötü olur. Nasıl kullanıldığına bağlı yani..

Aslında belki de sadece, tutturamıyorumdur. Bilemeyeceğim şimdi o kadarını. ♣

Reklamlar

Tutarsızlık” üzerine 4 yorum

  1. >Ehe, sonucu bağlamışsın zaten, söyleyecek fazla bir şey yok. Çelişki iyidir, çok değerli bir dostum hep bunu söyleyip dururdu kendiyle ilgili, ben hep kendimle çelişiyorum ve seviyorum bunu, diye. Farkındalığımız geliştikçe ve değiştikçe bir zaman takılıp kaldığımız bazı fikirlerin değişmesi kaçınılmaz, çok normal ve de gerekli. Güzel yani, sevelim sevdirelim.

  2. >İyi de işte tam emin değilim, şimdi tutarsızım, çelişikim diye iyi geliyor. Ama daha önce de tam aksi olduğum için doğru geliyordu. Yani sürekli bir şekilde kendimi haklı çıkarıyorum, haliyle artık doğru-yanlış değerlerim yok oluyor. Garip vallahi..

  3. >Bir hile var gibi geliyor kulağa ama değil. Anlıyorum sanırım, her daim acaba kendimizi mi kandırıyoruz ve her halimize bahaneler mi buluyoruz vs… Kendin demişsin bak: "eskiye göre tutarsız olduğum her durum, aslında bir nevi yenilenme ve aydınlanma haliydi." Bence bu durumu en güzel açıklayan cümle bu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s