Kumun Altında

Tüm bunların bir sebebi olmalı.

Böyle boktan hissetmelerin; boş, bomboş geçen günlerin; yalnızlıkların, yalnızlaşmakların; yalnızlaşmak istemeklerin; hepsinin bir nedeni olmalı..

Her şeye üşenmenin, hiçbir şey yapmak istememenin, manasız bir hayatın bir nedeni olmalı.

Hiç kimselere değil belki ama, kendime yaptığım saçma ergen triplerinin bir nedeni olmalı.

Kronik mutsuzluğun bir sebebi olmalı.

Olmalı elbet ama, varsa bile ben bulamıyorum. İçimde, sanki doğuştan beri varolan yegane şey, bu baki huzursuzluk hakim sadece. Tanrı gibi, ezelsiz ve ebedsiz. Elimi neye atsam bir anlam bulamayışım artık o kadar kanıksanmış vaziyette ki vücudum tarafından da, hiç şaşırmıyorum. Zaten artık herhangi bir anlam da aramıyorum.

Bazen o kadar zor geliyor ki yaşamak, oturduğum yerden kalkmadan bir günü bitirebiliyorum. Sıradan, yüzeysel bir bıkkınlık değil bu üstelik. Eskiden “böyle bir hayatı yaşamak istemiyorum” cümlesini ne çok kurduğumu biliyorum, nispeten daha ‘ergen’ olduğum dönemlerde.

Şimdi ise o kadar amaçsız ve ümitsizim ki, o cümle şu şekilde sadeleşmiş oluyor zihnime çöreklendiğinde: “Yaşamak istemiyorum.”

Ama inanın ki, ölmek de istemiyorum. Bulunduğum yerde zaman durmuş sanki, en azından benim içimde durmuş. Herhangi bir akış yok. Herhangi bir amaç yok. Geçmiş, gelecek yok. Safi kayıtsızlık içinde, dışımdaki nehrin akışını izliyorum. Hatta çoğu zaman izlemiyorum bile, gözlerim kapalı hep.

İnsanlar kaybediyorum, Houdini misali. Kaybedip geri getiremiyorum. En çok da kendimi kaybediyorum. İstediğim ya da istemediğim şeyler manasız geliyor sürekli.

Aşık olmak istiyorum -artık-, ama bir yandan da korkuyorum, kadınlardan nefret ediyorum. Bir tek onlardan değil, beni üzen her şeyden ve beni üzen her şeyi ben de üzmek, mümkünse de harap etmek istiyorum. Ama sonra bu hırsım bile geçiyor, enerjim bitiyor.

“Dibe doğru ilerlemek de iyidir, çıkışım tertemiz olur” diye kandırıyorum kendimi, oysa kimbilir ne zamandır zaten ayaklarım tabanda yürüyorum. Çıkmaya çabalamadığım gibi, boğulmayı da düşünmüyorum. Birisini de beklemiyorum üstelik, gelip beni çıkarsın diye; hem kimse yok, hem de biri gelse dahi “Siktir git!” diye kovalamaktan korkuyorum.

En çok da artık kendimden korkuyorum. Yaşamaktan bir de.

Yani, tüm bunların işte, bir nedeni olmalı. Olmalı.

Ama benden çok, çok uzakta o yanıt. ♣

Reklamlar

Kumun Altında” üzerine bir yorum

  1. >Ben bir şey demeyeceğim, kendimi tekrarlıyor olacağım zira. Ama dünden beri öyle bir bedim ki, hani bahsetmiştim ya bir hiddet halinden bir keresinde, yine onun gibi bir şey. Ve üstüne bu satırları okumak.. Yok iyi değil…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s