Bağımlılık ve Arınma

Arınmak hissi, harikulade bir şey. Bağımlılık ise garip.

ntvmsnbc‘de bir haber gördüm. İçinde çok ilginç ibareler yer alıyor, okumanızı salık veririm.

Çağımızda bağımlılık kavramı çokça değişti, hepimiz biliyoruz aslında. İlla ki kokain, eroin gerekmiyor. Başta alışveriş olmak üzere, büyük çoğunluğu tüketim temelli onlarca bağımlılık ögesi (öge mi, öğe mi lan?) var. Ben de zamanında birçoğuna bağlıydım bunların. Kokain ve eroinden bahsetmiyorum tabii, lakin diğerlerini düşününce acaba diyorum, bunlar daha mı iyi olurdu..

Neyse, asıl konumuz bağımlılık değil, tam aksi, arınmak. Mevzubahis haberin bana hissettirdiği ilk şey bu oldu. Cep telefonunu bırakalı dört ayı geçti. Bu arada, öncesinde kendisine bir hayli bağımlı biri olduğumu belirtmeliyim. Yani asosyal de olsam, zamanında yüz milyonları aşan faturalar ödediğim çok olmuştu. (Zaten ben her şeyin bokunu çıkarırım da, bu da konu dışı şimdi.)

Başlarda garip bir his olduğu doğru, hatta haberde bahsedilen “Üzerimde olmamasına rağmen sanki telefonum hâlâ çalıyordu ve sanki hâlâ mesajlar geliyordu” mefhumunu cidden yaşadım. Garip bir hissiyat. Ayrıca ilk bir iki hafta boyunca da, “acaba açsam mı la?” içsesleri de gelmiyor değil. Yine de, her şeye rağmen kullanmayı ciddi anlamda bırakma eşiği, evden çıkarken yanınıza almama durumunda gerçekleşiyor. Sonuçta ise, hattın iptal olması ile sonuçlanan bir süreçle karşılaşılıyor.

Bunları “aman siz de yapın” diye yazmadım, herkes benim gibi manyak değil tabii. Normal olan da değil büyük ihtimalle, günümüz dünyasında.

Lâkin bu “bırakma” sürecinde insanı iyi hissettiren bir şeyler var. Neyi olursa olsun, bırakmak güzel bir duygu. Sigarayı bırakma zevkini hiç tadamadım, hiç başlamadığım için. Ama oradaki fiziksel ferahlık ve arınma hissini psikolojik olarak hissettim bu süreçte.

Aynı şeyi alışveriş konusunda da yaşadım. Mağaza mağaza gezen birisi hiç olmadım ama, internet üzerinden harcadıklarım ile, buradan köye yol olurdu. Yine son altı-yedi ayda -biraz mecburiyetten de olsa- bunu bıraktım; ve sonuçta yine aynı ferahlığı yaşadım.

– – –

Sanırım bırakmak, iyi bir şey. Hep aklıma Fight Club’ın en sevdiğim sahnesini getiririm, bırakmak denince. “Just Let Go..” Bir şeyleri kontrol etmeyi bırakmak da, en sağlamından bir arınmadır aslında, arınma kavramına tam olarak uygundur. Arınmak, öze dönüş ise, tüm yüklerden kurtulmak, hatta tam manasıyla belki, fabrika ayarlarına dönmek; bırakmak da, o kadar rahatlamaktır.

Arınma konusunda da fiziki olarak hissettiklerimin kaynağı budur belki. Sanki kafamda bir Sims insanı gibi bir gösterge var, doluyor ya da boşalıyor. O boşaldıkça ben de boşalıyorum. Ama boşlamıyorum.

Hatta arada şunu düşünüyorum, salt arınma hissini yaşayabilmek için bağımlı olmak gerekli bazı şeylere.

Psikolojik bir detoks gibi; sanki deriyi yüzmek, altını püripak ettikten sonra yeniden giydirmek gibi. Beyni, içinde bulunduğu fanustan çıkarıp tüm kıvrımlarını dümdüz edip aradaki pislikleri temizlemek, ardından eski haline getirmek gibi. Kalbi durdurduktan sonra tüm parçalarına ayırıp tek tek dezenfekte etmek gibi. Ya da damarları tamamen söküp içindeki tüm kanı lavaboya dökmek, ardından vücuda yeniden yerleştirip tertemiz ve yepyeni kanı pompalamak gibi. Gibi gibi..

Aslında galiba, biraz manyakça gibi. ♣

Not: Yukarıda bahsi geçen harikulade sahneyi hemen aşağıda izleyebilirsiniz. İzleyin de.

Reklamlar

Bağımlılık ve Arınma” üzerine 4 yorum

  1. Şimdi bu mevzu üzerine o kadar çok yorum yapabilirim ki muhabbetimiz yine uzar gider. İyisi mi ben yalnızca “katılıyorum” diyip çıkayım işin içinden.
    Ha ama telefondan kurtulmayı cidden istiyorum ben de, ki öyle bağımlılık derecesinde kullanmadığım halde.

    • Katılıyorum ben de, her zaman. Ama telefon bırakmak güzel, değişik bir özgürlük. Ama dikkat, asosyallik yolunda da ciddi bir adım.

      • Aslında asosyallikte çok da payı olacağını düşünmüyorum. Ya da benim hayatımda en temel işlevinin dışına çıkmadığı içindir belki. Ama şu durumdan sıkılıyorum, ulaşamadıkları zaman insanların hesap sorması. İşte klasik soru, “eskiden bunlar yokken nasıl yaşıyorduk?”. Bazen benim de günlerce kapalı tuttuğum oluyor telefonu veya unutup çantamdan çıkarmadığım. Bakıyorum, bir eksiklik yok, daha bile iyi hissediyorum üstelik.

        • Ama insanların aradıklarında duvar ile karşılaşmaları da başka bir şey, yani iyice ümidin kesildiği anlar oluyor artık, vazgeçiyorlar. O bakımdan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s