Kalite Dediğimiz Çetrefilli Şey

Son günlerde iyice dikkatimi çekmeye başladı bu hadise. Şarkıcı olan hadise değil. O niçin dikkatimi çeksin.

Çevremizdeki hemen her şey, giderek kalitesizleşmeye başlamıyor mu sizce de? Sadece bana mı öyle geliyor?

A’dan Z’ye, her şey.. Satın aldıklarımızdan sattıklarımıza, ürettiklerimizden tükettiklerimize, okuduklarımızdan dinlediklerimize, izlediklerimize..

Her şeyi bir dandiklik sarmış gibi. Eskiyle karşılaştırma ihtiyacı doğuyor ciddi biçimde. Eski olan her şey daha bir özenli, daha bir düzenli gibi.

Post-modern bir sanayi devrimi yaşıyor gibiyiz. Alım gücümüz arttıkça, hayal gücümüz düşüyor. Fabrikasyon ürünler giderek çoğalıyor.. Çin (ya da İsveç belki) malı mallar sarıyor dört bir yanımızı. El yapımı şeyler, artık yok denecek kadar yok. Seri üretime geçen her şey, halka inen her şey kötüleşiyor. Başbakanımız da diyor ya, havayollarını halkın ulaşımı yaptık diye, bunda nasıl bir katkısı var hâlâ bilmiyorum ama, o ulaşım ucuzladıkça mesela, hizmet de boktanlaşıyor.

Televizyonda, gazetelerde, yorum yapan insanları dinliyorum. Neyi yorumladıklarından çok, nasıl yorumladıklarına bakıyorum mütemadiyen. Üslup desen, yok. Karaktersiz konuşma, yazım biçimleri.. Basmakalıp, klişe sözler.. Klişe, belki de her şeyi özetleyen kelime. En mühim gazetelerde, tv kanallarında bile imlâ hiçe sayılıyor.

Eskisi gibi şarkılar, müzisyenler yok. Kalanlar da kalıyorlar, yakında yok olacaklar.. Üç-beş kaliteli yapımın dışında “sanat eseri” denilebilecek sanat eseri yok. Sanatçılık derseniz, sıralamada en altta kalıyor, canı çıkıyor. Gerçek sanatçılar eziliyor, dalga geçilir hale geliyor, getiriliyor..

Üsküdar’a Giderken isminde, yeni başlamış harikulade bir dizi (hatırlatın bir ara değinelim) var ya, orada nasıl da güzel özetleniyor:

“..Artık her şey değişti Erdemcim. Tanıdığın varsa bitiyor olay. Niye, çünkü burası Türkiye. Sen gitmeden evvel hatırladığın o bütün ünlü mankenler var ya, işte onların artık hepsinin albümü var, şarkıcı oldular. Eski şarkıcı, türkücüler ne yaptı, biliyor musun? Sinemacı oldular, filmleri var. ‘Bana oğlum dime hacı!’ Sinema filmi bu.. Ama nereden bileceksin sen, Londra’daydın.”

“Eski sinemacılara ne oldu?”

“Onlar öldü ya.. Allah rahmet eylesin, hiç kalmadı..”

İnsan ilişkilerindeki kalitesizlik ise, belki de en vahim olanı. Çevrimiçi sosyal mecralar çoğaldıkça, sanal hayat yaygınlaştıkça, gerçek iletişim sönüyor. En yakın dostlar birbirleriyle Facebook aracılığıyla görüşür oluyor, komik video falan paylaşınca birbirlerinden haberdar oluyor.. (Benim gibi düşünenler de o dostlarla görüşmeyi kesiyor ister istemez.) Kimse birbirine kart atmıyor. Mektup desen, fi tarihinde kalmış nostaljik bir saçmalık zaten. An an herkes herkesin nerede olduğunu biliyor, merak denilen şey yalan oluyor.

– – –

Daha çok örnek var, kolayca çoğaltılabilecek. Ama beni asıl üzen ve düşündüren, kimsenin bu durumu sallamaması. Bu kalitesizlik dört bir yanımızı sarmışken, herkes kendi derdinde. Ucuz olan, kolay elde edilen tüm çevresel yaşam elemanları el üstünde. Alınan bir ürün, düzeltiyorum; dandik olduğu bilinerek alınan bir ürün iş görmez hale gelince yenisi alınıyor. Sistem zaten uzun zamandır tüketmeyi direttiğinden de, bu durum hiç kimse için sorun teşkil etmiyor.

Oysa babam ne güzel derdi, “ucuz mal alacak kadar zengin değilim” diye. Artık o da fazla demiyor.

Geçmişi düşünüyorum bazen, yaşımın elverdiği kadar geçmişi. 90’lı yılları misal, her şeyin daha naif, daha karaktersiz, daha demode; ama kesinlikle daha özel, daha özgü olduğu yılları. Çocukluğumun denk gelmesi sebebiyle değil bu duygu, hayatımı düşünüp her anlamda daha kaliteli bir yaşayış sürdürdüğümü hatırladığımdan. El yapımı bir şeylere sahip olduğum; o zamanki şarkılar; kankardeşlik müessesesi; mahalle maçları; üç günde tüketilmeyen, “benim olmuyorsa bana ne” düsturunu benimsememiş gerçek platonik aşklar; ve daha niceleri müsebbibiyle..

Hiç sevmiyorum içinde bulunduğumuz bu dönemi, hiç. ♣

Reklamlar

Kalite Dediğimiz Çetrefilli Şey” üzerine 3 yorum

  1. Hah işte, tam ben de onu diyordum. Nasıl da aklımdan geçenleri yazıyorsun. Tabii gayet güzel, toparlanmış haliyle.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s