Çok Saygıdeğer Blog Yazarı Kardeşlerim

Söze Recep Tayıp gibi başladığıma bakmayın, az sonra dem vuracağım konular, kendisiyle ziyadesiyle alakasızdır. Zaten olay Tayıp’ta değil, blog yazarlarında.

Hepinizin, aslında hepimizin, çoğu zaman aklımıza gelen, bazılarımızın hiç aklından çıkmayan, net bir düşünce, bir soru, bir hezeyan, bir erörörö var, biliyorum. Çok düşünüyoruz bunu, düşünüyorsunuz: Niçin yazıyoruz?

İlk bakışta çok basit yanıtlanabilirmiş gibi duran bir sual bu. İster “yazmaktan keyif alıyorum” gibi samimi, ister “kendimi ifade etmem gerek” gibi daha az samimi, isterse de “maksat yazın sanatına katkı olsun azizim” gibi aristokrat bir yanıt veriliyor olsun, gerçek yanıt çok başka. Yani, sanırım.

Bir kere bunları çürütebilecek çok farklı etken var. Ama onlardan da mühimi, daha ciddi bir sebep var neden yazdığımızın altında. O nedene gelmeden önce bir iki şey daha söyleyeyim, neden yazmamamız gerektiğine dair.

Birincisi; yazmasak, kimse için bir kayıp olmayacak. Bu çok net arkadaşlar. Kimse bizim için “amanın ne zamandır yazmıyor, başına bir şey mi geldi yoğsam” diye düşünmüyor. Hadi belki bir-iki kişi olsun. Ama bir değerimiz yok aslında okur gözünde. Çünkü hobi işi bizimkisi, profesyonel değiliz. Hatta pek çoğumuzun ortak yönü olarak, çok sevgili birisinin bir sözü geliyor aklıma, her şeyin amatörüyüz biz. Blog işinin de.

Ayrıca, yazmamak için en büyük sebebimiz aslında kapımızın hemen dibinde: Okunmuyor olmak. Bu işi (bak hâlâ iş diyor dingil) magazinsel yapanlar veyahut bu işte cidden iyi olup da ünlenenler dışında, okur sayısından memnun olan bir blogger görmedim henüz. Kime sorsam “ya işte aslında birkaç kişi gelip okuyor” oluyor yanıt. Bu doğru da. Okunmayan yazılar yazıyoruz. Düşününce, o kadar manasız ki yaptığımız şey.. Bomboş bir salona oyun oynayan tiyatrocuları düşünün. Bu.

Ara not: Bu çıkarımları tümevarım yoluyla yapıyorum, zira nasıl ki ben kendime benzer kişileri okuyorsam, beni de kendine benzetenlerin okuduğunu biliyorum.

İşte tüm bu ahval ve şerait içerisinde dahi, vazifemizmiş gibi, yazmayı sürdürüyoruz, bıkmadan usanmadan. Ve bu noktada da yeniden aynı soru gelip çıkıyor karşımıza:

Neden? Yahu, neden?

* * *

Yine tümevarım metoduna başvurayım. Ben küçüklüğümden bu yana, her zaman, ama vallahi bak her zaman şunu istedim: Bir dükkanım olsun. Ne dükkanı olduğu namühimdi, salt bir dükkanım olsun istedim, bana ait, kendime özgü bir yer. Yaşayışım süresince bu dükkanım, kâh sahaf olayazdı, kâh eli yüzü düzgün ufak bir kafe, kâh içinde her türlü ıncık cıncığı barındıran, deyim yerindeyse -ki öyle- çıfıt çarşısı gibi bir bakkal. Ama dediğim gibi, önemli olan nokta, o dükkanımın benim oluşuydu. Hâlâ da öyle.

Sanırım biraz açık ettim artık yazının ana fikrini, yaklaşık ikibinbeşyüz karakter sonra.

Hanginizin, aslında hangimizin, buna benzer hayalleri olmadı? Hadi bir söyleyiverin.

İşte blog yazarlığı, bu. Blog, bizim dükkanımız, okurlar müşterilerimiz. (Tanrım, bu kez de Tayıp’ın okuduğu şiire benzedi!) Buranın sahibi biziz. İstediğimiz ürünü istediğimiz fiyata, istediğimiz şeyle kampanya dahilinde, hatta da istediğimiz kişiye istediğimiz şekilde satıyoruz. Her şey istediğimiz gibi oluyor.

Dış dünyada nasıl da her şey istediğimizin aksi gidiyorsa, burada her şey istediğimiz gibi. Burası bizim küçük kafemiz, sahafımız, bakkalımız, marketimiz, futbol sahamız, sinema salonumuz, moda evimiz ya da düşünce kulübümüz. Burası bizim.

İşte bu sahibiyet de, o kadar büyük bir motivasyon sağlıyor ki bizlere, tüm o sözü geçen olumsuzluklara karşın yazmayı sürdürüyoruz. Çünkü biz esnafız. Esnaf sorumluluğunu biliyoruz.

* * *

“Niçin yazıyoruz?” sorusu o kadar pis bir soru ki.. Sanmayın sadece bizim gibi dandirik -sözümona- yazarlar düşünmüş bunu. En baba, en gerçek yazarlar dahi çokça tartışmış bunu kendi içinde, hatta kitaplarına yansıtmış. Vüs’at O. Bener‘den Paul Auster‘a kadar, kimbilir daha kimler kimler irdeleyip durmuş. O yüzden bizim de düşünmemiz son derece normal. Zaten insanoğlu olduğumuz için, düşünmemiz son derece normal, panik yapmayın.

Ben o hayati sorunun yanıtını doğru şekilde verdiğimi düşünüyorum. Artık önüm açık, bundan sonra beni kimse tutamaz! Heheeyt! Şaka be şaka. Ne tutması. Ama o değil de, cidden benim yazma, özellikle de blog yazma sebebim bu. En azından bundan sonra kendi içimde çelişkilere düşmem, “niye yazayım ki yahu” demem. Burası benim, ve burasının benim olmasından müthiş keyif duyuyorum. ♣

* * *

Not: İşbu yanıt, herkes için bambaşka da olabilir. Sonra aynı yanıtı kullanıp da “Bana uymadı len bu cevap, düdük!” diye çıkışmayın. Benden söylemesi.

Reklamlar

Çok Saygıdeğer Blog Yazarı Kardeşlerim” üzerine 14 yorum

  1. Şimdi buna katılmamak elde mi? Değil. Kesinlikle aynı hissiyatı duyuyorum bak, şimdi sen hatırlatmış oldun, daha da bir duydum.

    Hani yazmasan bile, diyelim yazmaya veya yazdığını yayımlamaya ara verdin veyahut savsakladın; o zaman da yok kenarı köşesiydi, tasarımıydı, rengi kokusu vs’si idi, illa ki bir el atma ihtiyacı hasıl oluyor.

    Velhasılı azizim, arada yeni mal gelmese, müşteri çıkmasa da, dip köşenin tozunu alırsın, örümceğini kovalarsın. Budur yani. Tükkan tükkandır.. Ve hep senindir, sendir.

  2. deşarj olmak için.
    eskileri yad etmek için.
    veletlere gıcık olunduğu için.
    harcamaya vakit olduğu için.
    yapılacak daha iyi bir şey bulunmadığı için.
    bir bilgisayar bir de internet kadar erişilebilir olduğu için.
    dünyada arkasında hiç bir şey bırakmayan insanlardan olmamak için.

    saygılar.

  3. Derdini ne güzel anlattığından, söylemek istediğini çok net dile getirebildiğinden daha çok başka bir şey çarpıyor gözüme yazılarında: Yanlış anlaşılmak hiç istemiyorsun. Bunun için de sürekli düzeltme yapıyorsun, araya cümleler ekliyorsun. Belki de kimseyi kırmak gücendirmek istemiyorsun bilmiyorum ama bu benim bi yandan çok hoşuma gidiyor bi yandan da kalemini kontrol ettiğin için üzülüyorum. Söylemek istediğim belki de içinden geldiği gibi dökmüyorsun yazıya düşüncelerini, hislerini.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s