En Büyük Yalnızların Gezegeni

Hayır. Dünya’dan bahsetmiyorum. Kaybeden edebiyatını sürdüresim yok. Aslında var. Ama şu an değil.

Hayır. Plüton’dan da bahsetmiyorum. “Ne güzel kardeşimizdin sen Plüton, seni harcadılar, gezegenlikten çıkardılar” geyiği de baydı. Baymadı mı. Adam olsaydı da doğru düzgün bir yörünge tuttursaydı.

Sözünü ettiğim yalnız gezegen, Venüs. Halk arasında Çoban Yıldızı diye de bilinir. Kimilerinizi şaşırtır belki bu. Yani aslında evet, Venüs’ün yalnızlıkla ne ilintisi olabilir ki? Kendi halinde, sıradan bir gezegen işte. Sıralamada da ne ilk ne de son. Öyle normal, düz.

Bilmiyorum. Belki şöyle bir şey: Sabahın pekinde uyanan güzel insanlar; kafalarını gökyüzüne kaldırdıklarında, ki bunu yapmaları gerekir, zira ümitlerimiz düşüncelerimiz hep oradadır; onu görürler. Orada, tek başına durur Venüs. Hiç öteki zırtapozların arasına karışmaz. Hayır yani, tenezzül etmez. Sabah ilk önce o gelir oturur masasının başına. Yemek molalarında yemeğe gitmez, her zaman fazla mesaiye kalır da gıkını çıkarmaz.

Kalenderdir yani Venüs. Yapayalnızdır bir de.

Oysa mesela, tarih boyunca Venüs’ün güzelliğine dem vurmuş hep insanlar. Onun hüznünü, yalnızlığını farketmemişler hiç. Venüs denince tanrıçalar, sanat eserleri, sanat eserleri için ilham kaynakları gelmiş akla. Ama bizatihi bu misyonların bile onu nasıl yalnızlaştırdığını kimse akıl etmemiş.

Bakın bir enteresan not daha. Yine insanlık tarihinde, ya da en azından bu tarihin son kısımlarında, Dünya ötesi bir gezegende yaşama fikri filizlenmeye başladığında, akla yine ilk Venüs gelmiş. Daha bundan 50 kadar yıl önce bazı biliminsanları, Venüs’te canlıların bile yaşayabileceğini öngören fikirlere sahipmiş. Bunda, Venüs ile Dünya’nın, en azından dışarıdan bakılınca, çok benzeşen özellikleri büyük etken. Mesela ikisi de kütle, hacim ve yer çekimi açısından hemen hemen aynılar. Ama işte, gözünü sevdiğim astronomi bilimi gelişti. Gelişti de gerçekler ortaya çıktı:

ABD yapımı Mariner-2 1962’de Venüs’ün yanından geçerek ilk bilgileri gönderdi. Bunların arasında, Venüs’ün son derece sıcak olduğu gerçeği ilk göze çarpan oldu. Venüs’ün öyle kalın ve yoğun; daha da önemlisi büyük oranda karbondioksitten oluşan bir atmosferi vardı ki, içindeki basıncı ve sıcağı hayal etmek bile zordu. Neyse ki Ruslar hayal etmediler, Venera-9 ve Venera-10 ile ölçtüler. Buna göre Venüs’ün ortalama yüzey sıcaklığı 485° C kadardı. Ayrıca basınç, yeryüzünün 90 katıydı. Sürekli yağan asit yağmurları da cabası. Venera-9 ve 10, yüzeydeki yüksek basınç nedeniyle ancak bir saat aktif kalabildi.

Bununla birlikte, Venüs, diğer gezegenlerin aksine, doğudan batıya doğru dönmekteydi. Daha da enteresan olan şey, bu dönüşün yavaşlığıydı; öyle ki, Venüs güneşin etrafında 224,7 Dünya günü sürede dönmekteyken, kendi ekseni çevresinde 243 günde bir turu tamamlamaktaydı. Yani Venüs’te bir gün, bir yıldan daha uzundu.

Yani. Venüs hep yalnızdı. Hep farklı, hep ötekiydi. Hiçbir zaman düzenin adamı olmadı. Lâkin güzelliğiyle insanları büyüledi, bu büyünün sonucunda da başarılı bir biçimde hedef şaşırtarak, ilgi çekmemeyi başardı.

Bugün düşününce, Venüs, ne bir Mars kadar önplanda, ne Jüpiter gibi şaşaalı, ne Satürn gibi afili, ne Merkür gibi ezik, ne Uranüs, Neptün gibi uzak, soğuk. Ne de Dünya gibi yalancı, haysiyetsiz, kişiliksiz. O kadar sıradan ki Venüs. Ve o sıradanlığın içinde o kadar özel ki. Keşfedilmeyi bekleyen muhteşem insanlar gibi özel, güzel.

Ben de onu bu saatten sonra, en büyük yalnızların gezegeni ilan ediyorum, elimde Excalibur, kafamda tac olmamasına karşın.

Siz de bir gün erkenden uyanmak zorunda kalırsanız, kafanızı hemen 45 derece yukarı kaldırın, hani şöyle yüzünüz güneye doğru dönükse, gökkubbenin hafif sol kısmına doğru bakın. O zaten kendini gösterecektir. ♣

Not: Venüs ile kısaladığım bu bilgiler size yetmediyse, önerebileceğim birkaç kaynak var. Birincisi, “Gelişim Genel Kültür Ansiklopedisi“nin (ki bunu çok zor bulursunuz) 5. cildi olan “Bilim ve Evren“dir. Ayrıca Patrick Moore‘un, TÜBİTAK’tan yayınlanmış “Gezegenler Kılavuzu” da işinizi görecektir. Son olarak birkaç internet sayfası da aşağıda mevcut.

Venüs (Wiki)

Soviet Venus Images

Mariner-2 (Wiki)

– Ayrıca bakınız: 6 Haziran 2012’deki Venüs Geçişi.

Venüs’ün, Dünya ile Güneş arasına girmesi sebebiyle gerçekleşen geçiş, Türkiye’den de izlendi. Yani en azından ben izledim. Bir sonraki geçiş tam 105 yıl sonra gerçekleşecek.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s