Kılavuz #4: İç Huzuru Sağlamanın Yolu

İç huzuru dediğiniz şey, sahip olması çoğu zaman zor bir şey. Ama imkansız değil. Zaten hiçbir şey imkansız değil ey ahali. Gerçekten değil.

Bunu da başarmak imkanı var o yüzden. Biraz çaba gerektiriyor ancak, çaba gerektirmeyen bir şey söyleyin bana. Üstelik bu çaba tamamen düşünsel, gerçi bazılarını düşününce düşünsel çabanın çok daha yorucu olduğunu hatırlıyorum. Neyse.

Önce, insanı, bir borcam olarak düşünelim şimdi. Evet borcam. Hâlâ bizim evde de var bunlardan gerçekten. Neyse, düşünün. O yatık olanlardan hani. Şimdi, huzur dediğimiz şeyi de, bu yatık borcamın içine konmuş berrak bir su olarak hayal edin. İşte iç huzuru, bu suyun stabil olması halidir. (Bkz. Şekil 1: a.) Dingin, sakin, sessizce duruyorsa su o borcamın içinde, iç huzurunuz yerindedir.

Burada sorun yoktur. Belki uzun yıllar uğraşmışsınızdır hatta bunu sağlamak için, sonunda yerine oturtmuşsunuzdur düzeninizi. Ama işte, sakin sakin giderken, bazen dışarıdan gelen sert bir darbe, yani dışarıda bozulan huzurunuz, sizi sarsar. sarsınca da, kaptaki su bir o yana bir bu yana yatar şaşkın. (Bkz. Şekil 1: b.) Bazen çok iyi hissedersiniz, bazen berbat; bazen dibi görür su seviyesi, bazen akar taşar. Yeniden durulmanız, sakince durup düşünmeniz gerekmektedir. Ama o durulma da her zaman kolay olmaz, zira yapmanız gereken şeyler vardır, size mani olur bunlar. Sonuçta hayat, bir şekilde, akmaktadır. Üstelik kaldı ki bazen durulmak da istemez insan, sarsılmayı arzular, aktif olmayı temenni eder. Ama sarsılırken içerideki suyu dışarı dökmemek şarttır.

İşte bu durumda, yapmanız gereken şey bellidir: Çadır kurmak. Durun hemen yanlış anlamayın be. Çadır direkleri dikmeniz gerek, hem öne, hem arkaya. (Bkz. Şekil 1: c.) Yani bizim durumumuzda; hem geçmişe (past), hem geleceğe (future). Geçmişinizle bir şekilde barışıp geleceğe de ümitle bakmayı başarmanız gerek. İki tarafa da güvenle tutunduktan sonra, dışarıdan gelecek olan sarsıntılar sizi yıkamayacak, içinizdeki suya etki edemeyecektir. Güçlü olmak da, biraz budur zaten.

Yani kısacası, genel kanının aksine, çok büyük oranda dış huzura bağlıdır, iç huzuru denilen şey. Bunu sağlamak da, her zaman olmasa da ekseriyetle insanın kendi elindedir.

Özetlemek gerekirse, ki aslında hiç sevmem bunu yapmayı, huzuru sağlamak, geçmiş ve gelecekle barışmak yoluyla olur. Bunu yapmadan sağlanmış huzur, zaten yalancıdır, ilk sarsıntıda yıkılmanızı sağlar. O yüzden, barışın. Ama önce kendinizle. ♣

Reklamlar

Kılavuz #4: İç Huzuru Sağlamanın Yolu” üzerine 4 yorum

  1. Yanlış. Huzur mezardadır. Huzursuz olmalıdır insan. Huzursuz olmalı ki, soru sorsun, yesin bitirsin kendini. Hayatın ve kendinin gerçeğini ancak böyle bulabilir. Üzgünüm.

    • Hiç bu açıdan düşünmemiştim. İlginç, haklılık payın var. Ama şu da var, hayatın gerçeğini bulmak çok gerekli mi, artık emin değilim. O yüzden huzur biraz olsun anlam kazanıyor benim gözümde.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s