Şans Faktörü

Artık şansa da inanmıyorum. İnanmalar konusunda ciddi sıkıntılar çekiyorum.

Uzatmak da istemiyorum. O yüzden hemen örneğe geçiyorum. Bir trafik kazası düşünmenizi istiyorum. Ağır bir kaza. Bir sürü yaralı var ve siz de bunlardan birisiniz. Oradan geçmekte olan ben varım ve öyle ya da böyle bazı insanları çekip çıkarmak şansına sahibim.

Peki ben hangi birinizi çıkaracağım? Bunun yalnızca benim açımdan bir önemi var maalesef. Sizin, en azından o an için, şanslı birisi olup olmama durumunuz TAMAMEN benim yapacağım bir seçime bağlı. Yani şansınız konusunda zerre kadar bir seçim hakkınız yok.

Belki en çok, o otobüse ya da taksiye binmemeyi seçebilirdiniz daha önce. Ya da evden 5 dakika önce veya sonra çıkmış olabilirdiniz. Ama ne olursa olsun, sizin hayati şansınız anında söz söyleyici kişi benim.

Eee? Şans ne oldu? Şans da mı dış etkenlere bağlı? Elbette öyle. Bu zaten bariz. İyi ama yaptığımız seçimlerin hayatımızı yönlendirmesine ne oldu? Hepsi ve her şey mi birbirine bağlı?

Büyük ikramiye çıkacak olan piyango biletini satın alabilmemiz bile, bizden önceki kişinin onu almamasına bağlıyken, nasıl kendimize şanslı ya da şanssız etiketi koyabiliyoruz ki?

Hiçbir şey bizim elimizde değil ve dahası her şey bizim elimizde. Bunu çözemiyorum işte.

Ama siktiredin. Zaten bok gibi bir yazı oldu bu.

Ayrıca hiç ama hiç tereddütsüz; yaşlı, genç, zengin, fakir, çocuklu, hamile gözetmeksizin, en güzel kızı kurtarırım ben. Öyle de yavşağın tekiyim. Ciddiyim.

İyisi mi siktirip gideyim. ♠

Reklamlar

Şans Faktörü” üzerine 3 yorum

  1. Niye önemli ki bu ? Hayatın bu tarafını anlamaya çalışmak bana bazen yabancı dilde ” güzel” kelimesini kullanırken “sıfat” olduğundan emin olmaya çalışmak gibi geliyor. Sıfatları cümlenin neresinde kullanıyordum diye düşünürken güzele güzel demeyi unuttuğumuzu düşünüyorum. Şans da var, seçimde, her ikisinin mümkün olmadığı , “sadece olacak olanın olduğu” durumlarda var. Bir kuralı anlayıp, hayatın matematiğini çözeceğimizi zannediyoruz sanki ama benim en emin olduğum şey hayat kesinlikle bir matematik problemi değil ve ölene kadar şaşıracağımız çok şey olacak. En şaşırtıcı olanı da ölümü gördüğümüzde olacak ki, demek ki hayat son ana kadar şaşırtacak kadar karmaşık.Diğer taraftan, seçimlerimize bağlı olsaydı her şey ne büyük hata olurdu, en doğru seçimi yaptığını bilemezsin. yaptığın seçimlerdeki şans faktörü, sana seçimini değiştirebilme , iyiyi gitmesi ya da kötüye giderek sana bir ders vermesi için bir fırsat sunar. Sadece şansa bağlı olsaydın, ya hep kötü şans denk gelseydi, seçebilmelisin ki, kötü şanstan kurtulabilesin. Ayrıca bazen, hayatın ipleri eline alıp olması gerektiği gibi yapması gerekebilir ki, bazen oluyor, bu da sana bir yardımdır bence…Yapacağımız tek şeyin, tam şu dakka bunu okurken durduğun noktadan memnunmusun değil misin, yüz kere tekrar etmiş olsan aynı yerde durmak istermiydin değilmiydin. Bundan emin oli daha ne iste hayattan derim ben. Bu noktada Nietzche nin ” bengi dönüşü” teorisi çok etkiler beni.Korkunç bir teori…
    That’s it..

      • Elbette yok. Love and Death filminde ne diyordun ” sen” ; doğru ve yanlış tamamen subjektiftir. Sadece seçimler vardır, doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s