Dr. Jekyll ve Mr. Hyde, R.L. Stevenson

Robert Louis Stevenson‘ın eşsiz ve ölümsüz eseri, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde. Gerçekten ölümsüz.

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde

Sinema tarihindeki yansımalarını falan geçiyorum, onlar zaten kültleşmiş halde de, bu minicik romandaki gerçekliği günümüze uyarlayınca, insan daha da bir irkiliyor.

İyi-kötü çatışmasını ve ahlak kavramını yeniden değerlendirmek gerekiyor belki de. “Medenileşmiş” toplumun dayattığı tüm gerçekleri düşünüyorum. Yaşadığımız hayatı, her şeyi düşünüyorum. Ve soruyorum: Hangimizin içinde Mr. Hyde yok?

Mesela İnternetin ilk zamanlarını anımsıyorum ben. O zamanlar şimdiki gibi bir kendini ifşa etme manyaklığı yoktu, hatta tam tersi, herkes kendini gizlerdi. Icq’lar, Mirc’ler, hep nickler altında girilen yerlerdi, gizliden gizliye yapılırdı her şey. Çünkü İnternet yepyeni bir mecra idi ve gerçek hayatta yapılamayacak gizli şeyleri yapmaya imkan veriyordu.

Matrix‘te Ajan Smith‘in Neo‘yu sorgularken dediklerini hatırlayın:

“It seems that you’ve been living two lives.One life, you’re Thomas A. Anderson, program writer for a respectable software company. You have a social security number, pay your taxes, and you… Help your landlady carry out her garbage. The other life is lived in computers, where you go by the hacker alias “Neo” and are guilty of virtually every computer crime we have a law for.”

Romandaki bu çatışma iyi-kötüyle de sınırlı değil elbette. Tekrar, “medenileşirken” özümüzden ne kadar saptığımızı da ortaya koyuyor. Dr. Jekyll, “id”ine ulaştığında ahlaki yönden vicdan azabı çekse de, bundan aldığı “insani” hazzı son anında bile inkar edemiyor, seçim yapması gerektiği zaman bile kılı kırk yarıyor. Ve bir kere o zevki tattığında bağlanıyor, geri dönüşü olmaz bir biçimde o yola giriyor.

Yine günümüzü düşünüyorum. Yaşadığımız hayatlarda, hangimiz gerçekten kendimiziz? Hangimiz rol yapmıyoruz? “Medeni toplum” denilen sistemin öngördüğü başarı kıstaslarına ulaşmak için, gerçekten davranmak istemediğimiz gibi davranıyoruz. (En basitinden, karşı cinse kendimizi sevdirebilmek için kendimizi ve karşımızdakini kandırmalarımızı düşünün.) İçimizdeki Mr. Hyde’ın ortaya çıkması mümkün değil, zira o kişi dışarıda olursa, Guguk Kuşu‘nun kahramanı McMurphy gibi kalıyoruz. Dr. Jekyll olmak zorundayız; çünkü herkes öyle olmak zorunda.

Gerçekten “insan” olmak, “homo sapiens sapiens” ile birlikte bitti. Hem başladı, hem bitti.

Bildiğimiz anlamdaki, günümüzdeki evrimsel haline ulaşmış insanoğlu, yeryüzünde varoldukça geçerliliğini koruyacak tüm bunlar. Yepyeni bir ahlâk anlayışı oturursa bir zaman sonra bir şekilde, değişebilir.

Bir şekilde, beynimizdeki ahlak ve vicdan noktaları deaktive olsaydı, neler yapardık? ♦

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s