W ya da Bir Çocukluk Hatırası, Georges Perec

Çok iyi be. Perec, her zamanki gibi çok iyi.

perec

Aslında kitabın ikinci bölümü, ilk önce bir hayli sıkıcı geldi; More’un Ütopya‘sının sportif bir versiyonuydu zira, W ülkesinde anlatılan. Oysa satırlar ilerledikçe iş nasıl da değişti, nasıl da istediği yere yavaş yavaş getirdi lafı Perec!

Paralel ilerleyen anılar kısmı da, bir ‘envanter üstadı’ olarak bildiğimiz Perec’in kusursuz anlatımıyla doluydu. Hakkında bir dolu şey öğrendim ayrıca, mesela en başta, aslında Polonyalı olduğunu (bunu bilmemek belki de benim ayıbımdı). Ayrıca babasının savaşta, annesinin de -muhtemelen- Auschwitz’de gaz odalarında ölmüş olduğunu, bu sırada Perec’in 6 yaşında olduğunu… Zaten 46 yaşında da, gencecik öldü, garibim.

Ve tekrar; W ülkesinin zalim yöneticilerini aktarırken, orada ezilenlere de bir parantez açıyordu ve biraz da eleştiriyordu, belki de haklıydı:

“İki dünya vardır, Efendilerinki ve kölelerinki. Efendilerin yanlarına bile ulaşılmaz, köleler ise birbirini parçalar. Ama W Atleti bunu bile bilmez. Kendi Yıldızına inanmayı tercih eder. Talihin yüzüne gülmesini bekler. Günün birinde İlahlar onunla olacak, doğru numarayı çekecek, Olimpiyat Ateşini ana meşaleye kadar götürmek için kaderin seçtiği kişi olacak, bu ona resmi Işık Taşıyıcı payesini verecek ve böylece onu daima her türlü angaryadan muaf tutacak, ilke olarak ona daimi bir koruma sağlayacaktır.”

Ve yani, ancak tanrısal bir kuvvet, onları gaz odalarından kurtarabilecektir! Bu herkesin kulağına küpe olması gereken bir antikadercilik anlayışı. Ama kaderi kabullenmek kolay, başkaldırmak zor, evet.

Bir de, çocukluk anılarını neden yazdığına dair güzel bir kısım var.

“Bir şey söyleyemeyeceğimi söylemek için yazmıyorum, söyleyecek bir şeyim olmadığını söylemek için yazmıyorum. Yazıyorum; yazıyorum çünkü birlikte yaşadık, çünkü onlardan biriydim, onların gölgelerinin ortasında bir gölge, onların bedenlerinin yanı başında bir bedendim; yazıyorum çünkü onlar bende silinmez izlerini bıraktılar ve bu iz de yazı: hatıraları yazıda öldü; yazı onların ölümünün hatırası ve benim hayatımın olumlanması.”

Sözkonusu Perec’se, bir kitabı hem “anı”, hem de “kurmaca” kategorisine de sokabilirim ayrıca! ♣

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s